12 Temmuz 2008 Cumartesi

Teknoloji Mühendisi

Teknoloji Mühendisi

Meslek Rehberi olarak Teknoloji Mühendisi tanımını ilk yapan site olmaktan gurur duyuyoruz. Meslek Rehberi'nin tahminlerine göre Teknoloji Mühendisliği önümüzdeki yılların popüler meslekleri arasına girerek yakında basında Geleceğin meslekleri arasında yerini alabilir*

Yeni Meslek: Teknoloji Mühendisi veya Teknolojist

Teknoloji Mühendisliği Türkiye'de yeni bir meslek alanı olmakla birlikte yurt dışında oldukça yaygın ve bilinen bir mühendislik alanıdır. Yurt dışında Teknoloji Mühendisi veya kısaca Teknolojist olarak tanınmaktadır. Ülkemizde YÖK Teknoloji Mühendisini Uygulama Mühendisi olarak isimlendirmektedir. Türkiye'de YÖK çevresinde yaygın olarak tartışılmakta olan Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi olarak kurulması düşünülen ve gelişmiş ülkelerde Mühendislik Teknolojisi Fakültesi olarak bilinmekte olan Fakültelerden mezun olan kişilere Teknoloji Mühendisi ünvanı verilmektedir.


Teknoloji Mühendisi Tanımı

İlgili Mühendislik ve Mühendislik Teknolojisi alanında diğer mühendislerle birlikte mühendislik tasarımları yapan, mühendislik tasarımlarının etkin ve verimli şekilde uygulamaya dönüştürülmesi, operasyonel planlarının hazırlanması ve uygulanmasından sorumlu kişidir. Teknoloji Mühendisi Teknolojist olarak da bilinmektedir.

TEKNOLOJİ MÜHENDİSİ GÖREVLERİ

Teknoloji mühendislerinin çalışma alanları Teknoloji mühendisliğinin konusuna göre değişmektedir. Örneğin Makine Mühendisliği Teknolojisti ya da Makine Teknoloji mühendisliği Makine Mühendisliği alanındaki işlerde çalışabilir. Elektronik Teknoloji mühendisi ise Elektronik Mühendisliğinin uygulama alanında çalışabilir.

Teknoloji mühendisi ilk işe başladığında Ürün Tasarımı, Ürün Test, Ürün Geliştirme, Sistem Mühendisliği, Alan Mühendisliği (veya Saha Mühendisliği), teknik operasyonlar ve kalite kontrol gibi işler Teknoloji mühendisliği mezunlarının yaptığı işlerdir. Pek çok gelişmiş ülkede Mühendis ünvanı, sadece mühendislik fakültesinden mezun olanlara verilmeyip bir mühendislik işinde uzun yıllar çalışıp deneyim kazananlar için de kullanılmaktadır.

Teknoloji mühendisleri yukarıda sayılan alanlara ilişkin;

- Uygulama Sistemi tasarımı ve gerçekleştirilmesi,
- İlgili algoritmaların geliştirilmesi ve gerçekleştirilmesi,
- Kalite kontrolü,
- Mühendislik alanına ait teorinin etkin ve verimli şekilde uygulanması
- Araştırma, geliştirme faaliyetlerinin yapılması,
- İlgili alanda sistemlerin kurulması ve teknik destek verilmesi,
- İlgili Mühendislik alanındaki sistemlerin test ve performans değerlerinin ölçümü
faaliyetlerinde bulunurlar. Bunun yanı sıra tüm bu faaliyetlerin yönetim kademesinde de bulunabilirler.

KULLANILAN ALET VE MALZEMELER

Kullanılan aletler tamamen ilgili Teknoloji Mühendisliği alanına göre değişir.

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

Teknoloji mühendisi olmak isteyenlerin;
- Üst düzeyde akademik yeteneğe sahip,
- Üst düzeyde sayısal düşünme ve işlem yapabilme yeteneği olan,
- Temel bilimlere (matematik, fizik) giriş seviyede bilgi sahibi,
- Yabancı dil ilgisi (özellikle İngilizce) yüksek,
- Bir işi operasyonel anlamda planlama ve uygulama yeteneğine sahip,
- Uygulama Tasarımı gücü kuvvetli,
- İleri görüşlü, yeniliklere açık, gelişme ve değişimleri takip eden, bu gelişmelere katkıda bulunabilen,
- Dikkatli, işine özen gösteren,
- Sorumluluk sahibi, kalite bilinci gelişmiş,
- Yaratıcı, zamanı iyi kullanabilen,
- Bireysel sorumluluk alabilen ve takım çalışmasına yatkın,
kimseler olmaları gerekir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI

Uygulama alanına göre çalışma ortamında farklılıklar olmakla beraber, Telekomünikasyon mühendisleri araştırma ve geliştirme faaliyetlerini ofis ve laboratuar ortamında gerçekleştirirler. Bunun yanında üzerinde çalışılan konuya göre saha çalışması, çeşitli işyerlerinde ve santrallerde kurulum ve teknik destek çalışması yapabilirler.

Özellikle santral alanlarında sabit bir sıcaklık vardır.

Çalışmalarını tam zamanlı olarak sürdürmekle birlikte, proje bazında yapılan çalışmalarda vardiya sistemi ile de çalışabilirler. Duruma göre şehir içi veya şehir dışına seyahat etmek gerekebilir.

Çalışma esnasında diğer çalışanlar veya müşterilerle iletişim halindedir.

TEKNOLOJİ MÜHENDİSİ ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI

Teknoloji mühendislerinin çalışma alanları Teknoloji mühendisliğinin konusuna göre değişmektedir. Örneğin Makine Teknolojisi Mühendisi Makine Mühendisinin çalıştığı yerlerde çalışırken Elektronik Teknolojisi mühendisi ise Elektronik Mühendisliğinin uygulama alanında çalışabilir.

Teknoloji mühendisi ilk işe başladığında Ürün Tasarımı, Ürün Test, Ürün Geliştirme, Sistem Mühendisliği, Alan Mühendisliği (veya Saha Mühendisliği), teknik operasyonlar ve kalite kontrol gibi işlerde görev yapar. Mühendislik alanı doğrultusunda ilgili sektörlerde uygulamanın etkin ve verimli şekilde yapılmasından sorumlu kişi olarak her alanda iş bulabilirler.

Teknoloji mühendisleri çeşitli kamu ve özel sektör işyerlerinde kendileriyle ilgili alanlarda çalışabilirler.

Yurt dışında çalışma imkanları da mevcuttur. Teknoloji Mühendisliği programı eğer yurt dışında ABET isimli kuruluş başta olmak üzere ilgili bir kuruluştan akredite olmuşsa rahatlıkla yurt dışında ilgili alanlarda iş bulabilirler.

Ayrıca teknoloji mühendisleri teknik bilgi ve donanımlarını yaratıcılıkları ve girişimcilikleriyle birleştirerek kendi işlerini kurabilirler. Uygulamaya daha yatkın olduklarından bu konuda belki de diğer mühendislerden daha avantajlı durumdadırlar.

Türkiye'de mühendislik dendiğinde masa başı işler anlaşılmaktadır. Bu yüzden özellikle işi bilen eleman almayı önemseyen özel sektörde teknoloji mühendisleri daha avantajlı olabilir. Ayrıca Türkiye'deki masa başı mühendisi yaklaşımını da kırabilir. Pek çok alanda uygulamanın teorik alana göre daha ihtiyaç duyulması nedeniyle, bu mesleğin önümüzdeki yıllarda gündemde olacağı ve popülerlik kazanabileceği söylenebilir.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER

Mesleğin eğitimi çeşitli üniversitelerin ‘’Mühendislik Teknolojisi Fakültesi” veya ‘’Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi” altında mühendislik alanına uygun bir bölümde verilmektedir. Bu Fakültelerin uluslar arası standartlara uygun hale getirilmesi için öncelikle isminin Mühendislik Teknolojisi Fakültelerine dönüştürülmesi gerekmektedir. Eğitim şu anda sadece 4 üniversitede kurulan Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri adı altında verilmektedir. Bu üniversiteler Çankırı Karatekin, Ege, Gaziantep ve Uludağ Üniversiteleridir. Pek çok Teknik Eğitim Fakültesinin ve Meslek Yüksek Okulunun Mühendislik Teknolojisi Fakültesine dönüştürülmesi planlanmaktadır.

TEKNOLOJİ MÜHENDİSLERİ

ABET kurumu aşağıdaki alanlarda teknoloji mühendisliği programlarını akredite etmektedir.

  • Otomotiv Teknolojisi Mühendisliği
  • İmalat Teknolojisi Mühendisliği
  • Makina Teknolojisi Mühendisliği
  • Tasarım ve Çizim Teknolojisi Mühendisliği
  • Elektrik Teknolojisi Mühendisliği
  • Elektronik Teknolojisi Mühendisliği
  • Mimari Teknoloji Mühendisliği
  • İnşaat Teknolojisi Mühendisliği
  • Yapı Teknolojisi Mühendisliği
  • Bilgisayar Teknolojisi Mühendisliği
  • Elektromekanik Teknolojisi Mühendisliği
  • Makine Tasarım Teknolojisi Mühendisliği
  • Havacılık Teknolojisi Mühendisliği
  • Deniz Teknolojisi Mühendisliği
  • Telekominikasyon Teknolojisi Mühendisliği
  • Çevre Teknolojisi Mühendisliği
  • Lazer Elektro-optik Teknolojisi Mühendisliği
  • Uçak Teknolojisi Mühendisliği
  • Üretim Teknolojisi Mühendisliği
  • Malzeme Teknolojisi Mühendisliği

MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI

  • Lise veya dengi okul mezunu olmak,
  • Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) “Teknoloji Mühendisliği” lisans programı için yeterli “Sayısal (SAY)” veya Eşit Ağırlıklı puanı almak,
  • Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Tercih Bildirim Formunda ” Teknoloji Mühendisliği” programını tercih etmek gerekmektedir.
  • Teknoloji Mühendisliğine girişte meslek liseleri daha avantajlı durumdadır.
  • Meslek Yüksek Okullarından Teknoloji Mühendisliğine Dikey geçişler çok kolaydır.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ

Lisans eğitiminin süresi 4 yıl olup, yabancı dil hazırlık eğitimi veren üniversitelerde (1 yılda İngilizce hazırlık sınıfı olmak üzere) toplam 5 yıldır.

Ders programları ilgili mühendislik alanına göre değişir.

MESLEKTE İLERLEME

Meslekte ilerleme kişinin değişen ve gelişen teknolojiyi çok iyi takip edebilmesine ve bu doğrultuda kendini sürekli yenilemesine, bunun yanında çok iyi yabancı dil bilmesine (özellikle İngilizce) bağlıdır.

Lisans eğitiminden sonra yüksek lisans, doktora yapabilir, araştırma görevlisi olabilir ve akademik kariyer yapabilirler.

Meslekte başarılı olanlar işletmelerde üst düzey yönetici olabilirler.

BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU

Ayrıca öğrenim süresince isteyen öğrencilere Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünce öğrenim ve harç kredisi verilmektedir.

Eğitim sonrası kazanç, ilk işe girişte asgari ücretin 2 ya da 3 katı tutarındadır. Daha sonra kişinin deneyimi ile niteliklerine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Kamu sektöründe çalışanlar ise teknik hizmetler sınıfında göreve başlarlar. Yaklaşık olarak asgari ücretin 2-3 katı civarında ücret alırlar.

Kendi işini kuranların ortalama kazancı ise yaptıkları işe göre değişkenlik göstermektedir.

DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER

- İlgili Eğitim Kurumları (Mühendislik Teknolojisi Fakülteleri veya Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri),
- Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
- Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.


* Meslek Rehberi olarak daha önce yazısında belirttiğimiz gibi Geleceğin Mesleği görüşüne katılamıyoruz. Popüler meslek ifadesini kabul ediyoruz.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki kaynaklardan bilgi alabilirsiniz.

Teknik Öğretmenlere Teknoloji Mühendisi Ünvanı


Teknik Öğretmenlere Teknoloji Mühendisi Ünvanı Verilmesi İlişkin Yasa Tasarısı


Türkiye’de meslekî ve teknik eğitimin modernizasyonu projesi kapsamında teknik eğitim fakülteleri tartışılıyor.

Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duran Altıparmak’tan ilginç öneri:

Endüstriyel gelişimin lider kurumu: Teknoloji Fakültesi
Milli Eğitim Bakanlığı ile Avrupa Birliği arasında yapılan "Mesleki ve Teknik Eğitimin Modernizasyonu Projesi" ile birlikte yürütülen Türkiye'de Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi, meslek dersi öğretmenlerinin niteliklerinin yükseltilmesine yönelik bir proje olduğundan dolayı meslekî ve teknik eğitim sistemi ile ilgili kurum ve kuruluşlarda gündeme oturdu. Bu konu ile ilgili 11 Aralık’ta Ankara Başkent Öğretmenevi’nde Ulusal Koordinasyon Komitesi toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıdaki tartışmaları da göz önüne alarak, endüstriyel gelişimin lider eğitim kurumu olarak gündeme getirilen “teknoloji fakültesi” kavramını konunun uzmanı G.Ü. Teknik Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Duran Altıparmak ile masaya yatırdık.

Prof. Dr. Duran Altıparmak, teknik bilgi ve becerinin, sanayiinin ve gelişmenin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, günümüzün üretim ve hizmet sektörünün ihtiyaç duyduğu insan tipinin, ******adığını uygulayabilen insan tipi olduğunu belirtti. Bu anlamda, nitelikli teknik eleman potansiyelinin ne kadar önem taşıdığının açıkça görüldüğünü kaydeden Altıparmak, “Türkiyede sürekli tartışılan meslekî ve teknik eğitim problemlerinin temelinde nitelikli-becerili teknik insan gücünün nasıl yetiştirileceği meselesi yatıyor. Meslekî ve teknik orta öğretimden yüksek öğretime kadar uzanan sürecin önemli bir yanı, halen temel mühendislik derslerinin yanında uygulama ağırlıklı eğitim vermekte olan teknik eğitim fakülteleridir” dedi. Altıparmak, “Bu fakültelere uzun yıllar iki önemli misyon yüklenmiştir: Meslek liselerine öğretmen yetiştirme ve sanayiinin ihtiyaç duyduğu becerikli teknik eleman yetiştirme” diye konuştu.

“Günümüzde, bu iki fonksiyonun aynı anda gerçekleştirilmesi hem müfredat ağırlığı bakımından hem de çağdaş eğitimin gerektirdiği kriterler bakımından mümkün değildir” diyen Prof. Dr. Duran Altıparmak, bu fakültelerin artık uluslararası düzeyde eğitim veren ve diploma eşdeğeri olan bir yapıya kavuşturulmasının gerekliliğini vurguladı.

Prof. Dr. Altıparmak, bunun için, şartları uygun olan teknik eğitim fakültelerinin, birçok gelişmiş ülkede örnekleri bulunan Teknoloji Fakülteleri’ne dönüştürülmesinin çok önemli bir atılımın yolunu açabileceğini ifade etti.

Neden Teknoloji Fakültesi ?
Gelişmiş ve Avrupa Birliği ülkelerinde Mühendislik Fakültelerinin yanında uygulama ağırlıklı teknoloji fakültelerinin de bulunduğunu belirten Altıparmak, “Söz konusu eğitim kurumları, klasik mühendislik eğitimine benzer fakat daha çok uygulamacı bir mühendis yetiştirmeyi amaçlayan fakülte tipleridir. Yıllardır tartışılan hem unvan ve yetki sorununun çözülebilmesi hem de uluslararası üniversite yapılanmasına uygun olabilmesi amacı ile teknik eğitim fakültelerinin adının teknoloji fakültesi (faculty of technology) olarak değiştirilmesi ve statüsünün de buna uygun olarak düzenlenmesi ciddi olarak değerlendirilmelidir” diye konuştu.

Prof. Dr. Altıparmak, burada önerilen değişiklikten kastedilen hususa, sadece mühendis unvanına sahip olmak talebi şeklinde bakılmaması gerektiğini kaydederek, “Değişiklik; uluslararası kabul görecek eşdeğerlikte bir statüye kavuşmayı amaçlamalıdır” dedi.

Prof. Dr. Duran Altıparmak “Nasıl bir teknik eleman yetiştirmek istenmektedir? İstenen hedefe ulaşmak için hangi program ve kriterlere uyulmalıdır?” sorularına karşılık olarak, dünyada her ürünün rekabet gücü tartışılırken, üniversitelerde yetiştirilen insanın da niteliğinin ciddi bir tartışma konusu olması gerektiğini vurgulayarak, bu bakış açısıyla teknik eğitim fakültelerinin mevcut durumunun, her yönüyle ele alınması gerektiğini belirtti.

İfade etmeye çalıştığım değişikliğin gerekçeleri olarak, şunlar söylenebilir:

İşte gerekçeler

· Halen Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının unvanı bulunmamaktadır,
· Mevcut hali ile bu fakültelerin dünyada eşdeğeri (denkliği) yoktur,
· 48 saat eğitim dersi okutularak mezun edilen ve teknik öğretmen olanlara Milli Eğitim Bakanlığı’nda ihtiyaç duyulmamaktadır
· 2001-2002 öğretim yılında mezunlarımızın sadece yüzde 5’i öğretmen olarak atanmıştır,
· Endüstri meslek lisesi ve teknik liselerin cazibesini kaybetmesi ile teknik öğretmen ihtiyacı tamamen ortadan kalkmaktadır,
· Programlar, endüstrinin ihtiyaç duyduğu nitelikte teknik eleman yetiştirmeye uygun değildir,
· 200 kredinin üzerinde bir eğitim programının amaca uygun olarak uygulanması mümkün değildir,
· Hiçbir teknik eğitim fakültesinin akreditasyonu yoktur.

Teknoloji mühendisliği tanımı, yetki ve sorumlulukları, unvan meselesi
Teknoloji mühendisliği kavramı ile ilgili olarak Prof. Dr. Duran Altıparmak, şunları söyledi:

”Uluslararası arenada teknoloji fakültesinin teknoloji mühendisliğinden mezun olanlar teknoloji mühendisi unvanını alır, mühendislik fakültelerinden mezun olanlar ile benzer işlerde çalışır ve sorumluluk alırlar. Genellikle araştırma, ürün geliştirme gibi çalışmalardan ziyade şirketlerin imalat işlemlerinde çalışır, sorumluluk ve yetki alırlar.”

Prof. Dr. Altıparmak, “Öğrencilerin, mezun oldukları bölümlere bağlı olarak, imalat teknoloji mühendisi, elektrik teknoloji mühendisi, elektronik teknoloji mühendisi, inşaat teknoloji mühendisi, yapı teknoloji mühendisi, metalurji teknoloji mühendisi, vb. gibi unvanlarla anıldığı ve bunlara uygun görevler yapabildiği bilinmektedir” diye konuştu.

“Teknoloji mühendislerinin, mühendislik ve bilimsel teknikleri günlük hayatta karşılaşılan gerçek problemlere uygulanmasına önem verdiğinin altını çizen Altıparmak, “Klasik mühendislik ile, teknoloji mühendisliğini birbirinden ayıran en önemli unsur ‘Uygulama’dır. Mühendislikte teori ve uygulamaya ağırlık verilir. Teknoloji mühendisliğinde ise, pratik uygulamalara ağırlık verilir. Teknoloji mühendisi, mühendise benzer sorumluluklara sahiptir” dedi.

Prof. Dr. Duran Altıparmak, “teknoloji mühendisliği” ile ilgili olarak şu bilgileri verdi:

“Teknoloji mühendisleri, bilim ve matematiği köprü, bina, bilgisayar, aparat, makina, elektronik aletler, güç istasyonları, taşıma sistemlerini yapmak ve bilgisayar yazılımları geliştirmek vb. alanlar için kullanırlar.

Teknoloji mühendisi olmak için en az 4 yıllık teknoloji mühendisliği fakültesinden mezun olmak gerekir. Teknoloji mühendisleri imalat sektöründe, imalat yöneticiliği ve diğer sektörlerde de kendi alanlarında uygulamadan sorumlu mühendis olarak görev yaparlar. Teknisyen, tekniker, ustabaşı, usta ve işçilere teknik bilgi danışmanlığı yaparlar.”

Aynı üniversite bünyesinde (Amerika’da ve diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi) hem mühendislik fakültesi hem de teknoloji mühendisliği fakültesi bulunabileceğini söyleyen Altıparmak, Türkiye’de de bir teknoloji üniversitesi kurulduğunu, Galatasaray Üniversitesi’nin en önemli fakültesinin adının Mühendislik ve Teknoloji Fakültesi olduğunu belirtti.

Müfredat, mühendislik fakültelerine benziyor
Teknoloji mühendisliği fakültelerinin müfredatı, mühendislik fakültelerinin ders programına benzer yapıda olduğunu kaydeden Altıparmak, matematik, statik, dinamik, makina elemanları gibi temel mühendislik derslerinin, teknoloji mühendisliği fakültelerinde de bulunduğunu, ancak, teknoloji mühendisliği fakültelerinde uygulama ve laboratuar çalışmalarına daha fazla ağırlık verildiğini ifade etti. Prof. Dr. Duran Altıparmak, buna karşın mühendislik fakültelerinde teorik kısımlara daha fazla öncelik tanındığını belirtti.

Akredite edilmiş teknoloji mühendisliği bölümleri var mı?
“Akredite edilmiş teknoloji mühendisliği bölümleri uluslararası üniversite sistemi içerisinde var mı” diye sorduğumuzda, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Duran Altıparmak, “ABD’de çeşitli üniversitelerde yer alan ve ABET (Accreditaton Board for Engineering Technology) tarafından akredite edilmiş, teknoloji mühendisliği bölümleri incelendiğinde teknik eğitim fakültelerindeki bölümlerin yapılanmasına benzer bölümlerin olduğu görülmektedir” şeklinde cevap verdi.

ABET tarafından akredite edilmiş teknoloji mühendisliği programlarına şunlar örnek gösterilebilir:

İşte örnekler:

ABET TARAFINDAN AKREDİTE EDİLMİŞ TEKNOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMLARI

  • Otomotiv Teknoloji Mühendisliği
  • İmalat Teknolojisi Mühendisliği
  • Makina Teknoloji Mühendisliği
  • Tasarım ve Çizim Teknoloji Mühendisliği
  • Elektrik Teknoloji Mühendisliği
  • Elektronik Teknoloji Mühendisliği
  • Mimari Teknoloji Mühendisliği
  • İnşaat Teknoloji Mühendisliği
  • Yapı Teknoloji Mühendisliği
  • Bilgisayar Teknoloji Mühendisliği
  • Elektromekanik Teknoloji Mühendisliği
  • Makina Tasarım Teknoloji Mühendisliği
  • Havacılık Teknoloji Mühendisliği
  • Deniz Teknoloji Mühendisliği
  • Telekominikasyon Teknoloji Mühendisliği
  • Çevre Teknoloji Mühendisliği
  • Lazer Elektro-optik Teknoloji Mühendisliği
  • Uçak Teknoloji Mühendisliği
“Meslekî ve teknik eğitim sistemi için meslek öğretmeni yetiştiren teknik eğitim fakültelerinin bugünkü fonksiyonunu da göz önüne alarak, ne tip önerilerde bulunabilirsiniz” dediğimizde ise, Prof. Dr. Altıparmak ilginç önerilerde bulundu:

Öneriler
· 3795 Sayılı Kanun’un öngördüğü düzenlemelere en kısa zamanda işlerlik kazandırılması gerekmektedir,

· Teknik eğitim fakülteleri, gelişmiş ülkelerdeki benzer öğretim kurumlarına uygun olarak akredite edilebilir yapıya kavuşturulabilmelidir

· Bu amaçla, Teknik eğitim fakülteleri “teknoloji fakülteleri”ne dönüştürülebilir

· Yeniden yapılandırılması düşünülen teknik eğitim fakültelerinin uluslararası kriterlere uygun olarak; uygulamacı mühendis tipi (teknoloji mühendisi) yetiştirecek hale gelebilmesi için, fiziksel altyapı, programlar, mühendislik alanları, yerel endüstriyel faaliyetler, öğretim üyesi standartları göz önünde bulundurulmalıdır


· Teknoloji fakültesi mezunları, isterlerse pedagojik formasyon alarak “teknik öğretmen” unvanı almalı ve Milli Eğitim Bakanlığı, teknik öğretmen ihtiyacını bu mezunlardan karşılamalıdır

· Dünyada maliyeti en yüksek eğitim, teknik ve uygulamalı mühendislik eğitimidir. Mevcut hali ile uygulama ağırlıklı teknik eğitim veren teknik eğitim fakültelerinin mezunlarından yukarıda gösterilen eksikler nedeniyle amacına uygun olarak faydalanılamamaktadır. Bu durum, ülke kaynaklarının israfına yol açabilmektedir.

· Nitelikli teknik eleman yetiştirmek esastır. İhtiyaçlara cevap verecek eğitim ve istihdam araştırmaları için üniversitelerin kariyer merkezlerinin daha aktif çalışması gerektiğine inanıyorum.

· Mühendislik eğitiminde program çeşitliliğinden kaçınmamak gerekir. Ancak yetiştirilecek teknik eleman tipinin ortak kriterleri ve standartları çok net belirlenebilmelidir.

Teknoloji Fakültesi Modeli

Teknoloji Fakültesi Modeli

YÖK'te Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi tartışmalarından anlaşıldığı üzere bir kafa karışıklığı söz konusu.

Dünyanın hiçbir yerinde Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi diye çevirebileceğiniz bir Fakülte yok. Sistem henüz yeni olduğundan YÖK'e tavsiyemiz bunu isimden başlayarak tekrar düzenlemesi ve Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi yerine Teknoloji Fakültesi modeli getirilmesi. Dünyada bu tür fakültelerin adı Faculty of Engineering Technology yani Mühendislik Teknolojisi Fakültesi olarak kullanılmaktadır. Standarda uygunluk açısından YÖK'ün henüz faaliyete geçecek Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültelerini Mühendislik Teknolojileri Fakültesi ya da kısaca Teknoloji Fakülteleri olarak uygulamaya sokmasının çok önemli olduğunu ifade ediyoruz.

Aşağıda Teknik Eğitim Vakfı Genel Başkanlığından konuyla ilgili Meslek Rehberine gönderilen yazı yer almaktadır.


TEKNİK EĞİTİM VAKFI GENEL BAŞKANLIĞINDAN

YÖK’ten “MESLEKİ TEKNİK EĞİTİME” ÇÖZÜM YERİNE DARBE

Yüksek öğretim Kurulunun 11 Temmuz 2007 tarihli genel kurul toplantısında “Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri ” açma kararı ile ilgili açıklama basında yer almıştır. Alınan kararlar, YÖK başkanlığı ve konuyu yakından bilmeyenler tarafından Yüksek Öğretimde reform olarak nitelendirilmiştir. Ancak, bu karar reform niteliğinde olmadığı gibi daha büyük kargaşaya neden olacak bir karardır.

15-16 Ocak 2007 tarihlerinde yapılan “B” grubunda yer alan ve yaklaşık 40 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen “Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılandırma Yaklaşımları” başlıklı çalışma grubunda alınan kararlar ve görüşmeler sonuç bildirgesinde yer almamıştır.

Çalıştayda en fazla önerilen konulardan birisi olan “Teknik Eğitim Fakültelerinin Teknoloji Fakültelerine dönüştürülmesi ve pedagojik formasyon derslerinin mezuniyet sonrasında sadece Teknik Öğretmen olacaklara ve ihtiyaca göre verilmesi” hususunda önemle vurgu yapılmıştır. Bu ortak görüş, YÖK Başkan Vekili Sayın Prof .Dr. İsa Eşme’ ye ve YÖK Başkanı Sayın Prof.Dr. Erdoğan Teziç’e bildirilmiştir. (EK-1 ve EK-2)

Teknik Eğitim Fakültelerinin yeniden yapılandırılmalarına acilen ihtiyaç duyulduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Ancak; bu yapılandırma ile ilgili YÖK’ün 11 Temmuz 2007 tarihli genel kurul kararında, görüşleri alınması gereken tarafların (Teknik Eğitim Fakültesi yönetici ve öğretim üyeleri, Fakülte öğrenci temsilcileri, sektör çalışanları, Sanayi odaları, Teknik Eğitim Vakfı, Teknik Öğretmenler derneği gibi mesleki kurum ve kuruluşlar) büyük çoğunluğunun talep ve önerileri dikkate alınmamıştır. Tüm Teknik Eğitim Fakülteleri tarafından ittifakla benimsenen “Teknoloji Fakültesi” modeli göz ardı edilmiştir. Bu model, ayrıntılı olarak yazı ekinde sunulmuştur. (EK-3)

Yıllardan beri ciddi olarak ilk defa “Mesleki Teknik Eğitim”in problemleri ve yeniden yapılandırılmasının, YÖK tarafından ele alınmış olması tarafları umutlandırmış ancak dağ fare doğurmuş, beklenen değişim gerçekleşmemiştir.

Mesleki ve teknik orta öğretimi yeniden cazip hale getirmek ve bu kurumlardan mezunları yönlendirmek için, ileri düzeyde bilgi ve beceri kazanmış elemanların yetiştirileceği Fakültelere ihtiyaç duyulmaktadır. Endüstrinin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünün oluşturulması, ancak uluslar arası kriterlere uygun alt yapısı olan eğitim kurumlarıyla mümkün olacaktır.

Alınan kararın son kısmında; Gazi Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi bünyesindeki Teknik Eğitim Fakültelerini aynen korunması, buna ilave olarak yine bu üniversitelerde Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi kurulma kararı da anlaşılamamıştır. Bu iki tip fakültenin amaç ve çıktıları belirli olmayıp mevcut statü belirsizliğine yeni problemler getirecektir. Fiziki ve akademik alt yapısı en iyi durumdaki bu fakültelerin Teknoloji Fakültesine dönüştürülmesi, başka bir değişime gerek göstermeyecektir.

Mevcut yapıda ;
• Teknik Eğitim Fakültesi programlarının uluslar arası denkliği bulunmamaktadır.
• Öğretmenlik yapmayan mezunlarının unvan ve statüsü belirlenmemiştir.
• Diploma programları akreditasyona uygun değildir.
• Birçok gelişmiş ülkedeki Teknik Öğretmen yetiştirme sistemleriyle benzerliği yoktur.

Reform diye adlandırılan ve “Teknik Eğitim Fakülteleri’nin, Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri’ne dönüştürme” kararı mevcut problemleri çözmeyecek, tam tersine kaos yaratacaktır. Çünkü; Avrupa Birliği Ülkeleri ve Amerika’da Teknik Eğitim Fakültelerinin eş değeri TEKNOLOJİ FAKÜLTELERİ’ dir. Buna en iyi örnek Amerika ve Kanada’daki uygulamalardır.

Teknoloji Fakültesi Modeli, Mesleki Teknik orta öğretimin yeniden canlandırılması ve cazip hale getirilmesini sağlayacağı gibi, öğretmen olarak atanmayanların mezunlarının da belirsiz olan statülerini tanımlı hale getirecektir. Türkiye’de endüstri ve hizmet sektörü, iş başında çalışan uygulamacı, üretken “Teknoloji Mühendislerine” ihtiyaç duymaktadır. Bu mühendis tipi, diğer Mühendislik Fakültelerinin yetiştirdiği daha çok teorik ağırlıklı araştırma-geliştirme çalışmaları yapan mühendislerle birlikte birbirini tamamlayan unsurlardır. Birbirine rakip değil, üretim ve iş hayatını daha etkin yürütülmesini sağlayan teknik eleman tipleridir.

Teknoloji Fakültesi Mezunları ABD, Kanada ve AB ülkelerinde “Uygulama Mühendisi, Üretim Mühendisi veya Teknoloji Mühendisi” olarak adlandırılmakta, çalıştıkları işe uygun olarak belirlenmiş yetki ve sorumluluklarla istihdam edilmektedirler.

Türkiye’ deki Teknik Eğitim Fakültelerinin önemli bir kısmı “Teknoloji Mühendisi” yetiştirecek alt yapıya sahiptir. Uluslar arası kriterler göz önünde bulundurularak bu fakültelerin “ Teknoloji Fakültelerine” dönüştürülmesi, Mesleki Teknik orta öğretimin yeniden canlandırılması ve cazip hale getirilmesini sağlayacağı gibi endüstri ve iş hayatında nitelikli ve statüsü belirli teknik iş gücünü yetiştirmeyi sağlayacaktır. Kamuoyuna bu konunun takipçisi olacağımızı bildirir, yetkilileri bu yanlışlığın düzeltilmesi konusunda hassasiyete ve göreve davet ediyoruz. 10.07.2007

DOÇ.DR.ATİLLA KOCA
Teknik Eğitim Vakfı
Genel Başkanı
www.tekev.org

Meslek Yüksek Okulları 4 yıla çıkıyor

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ‘’Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi'’ açma kararı aldı. Buna göre, Meslek Lisesi çıkışlılar, alanlarının devamı niteliğindeki 4 yıllık lisans programlarında okuma imkanı, önlisans düzeyinde eğitim yapan Meslek Yüksek Okulu (MYO) çıkışlılar da lisans tamamlama fırsatı elde edebilecek.

Temmuz ayında yapılan YÖK Genel Kurulu’nda, ‘’Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri'’nin açılmasına karar verildi.

Karara göre, Afyon Kocatepe, Batman, Cumhuriyet, Dumlupınar, Düzce, Fırat, Karabük, Karadeniz Teknik, Kırklareli, Kocaeli, Mersin, Muğla, Pamukkale, Sakarya, Selçuk, Süleyman Demirel Üniversiteleri ile Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü bünyesinde bulunan Teknik Eğitim Fakülteleri, Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesine dönüştürülecek.

Çankırı Karatekin, Ege, Gaziantep ve Uludağ Üniversiteleri bünyesinde Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri kurulacak.

Gazi Üniversitesi ve Marmara Üniversiteleri bünyesinde yer alan Teknik Eğitim Fakülteleri, meslek liselerinin öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere eğitimine devam edecek ve bu iki üniversitede, Teknik Eğitim Fakültelerinin yanında, Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri açılacak.

Böylece, 23 üniversitede, Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesinin kurulmasına ve iki üniversitedeki Teknik Eğitim Fakültesinin de işlevini sürdürmesine karar verildi.

Hazırlığı 2 yıldan beri devam eden ve gerekçesi, YÖK tarafından Şubat 2007′de yayımlanan ‘’Türkiye’nin Yükseköğretim Stratejisi'’ raporunda açıklanan çalışmanın, meslek lisesi çıkışlılara, alanlarının devamı niteliğindeki 4 yıllık lisans programlarında okuma imkanı vereceği, önlisans düzeyinde eğitim yapan MYO çıkışlılara da 2 2 ( lisans tamamlama) fırsatı getireceği öğrenildi.

YÖK yetkililerince yapılan açıklamada, Teknik Eğitim Fakültelerinden mezun olanların iş bulma konusunda zorlandıkları belirtilerek, sadece öğretmenlik diploması aldıkları için iş dünyasında iş bulmakta zorlandıkları kaydedildi.

Bu fakültelerin, buradan mezun olanların daha rahat iş bulabilmeleri için ‘’Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi'’ne dönüştürüldüğü ifade edilerek, fakültelerin iş dünyasının taleplerine uygun nitelikte, lisans düzeyinde eleman yetiştirmek üzere, uygulama ağırlıklı eğitim yapacakları bildirildi.

Ayrıca buradan mezun olup da öğretmen olmak isteyenlerin, yine Fen-Edebiyat Fakültelerinde 1.5 yıllık tezsiz yüksek lisans yaparak öğretmen olabilecekleri de belirtildi.

Teknik Eğitim Fakülteleri neden kapatılıyor?

Uygulama Mühendisi yetiştirmek için en uygun yapıyı Teknik Eğitim Fakülteleri sağlıyor. Bu yüzden Uygulama Mühendisi yetiştirmek için pek çok Teknik Eğitim Fakültesinin kapatılarak Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesine dönüştürülmesi planlanıyor.

Teknik Eğitim Fakültelerinde bilindiği gibi Meslek ve Teknik Liselerinde ders verecek Teknik Öğretmenler yetiştiriliyor. YÖK, Türkiye’de katsayı haksızlığı gibi nedenlerle mesleki ve teknik eğitimi oldukça zayıflattığından artık meslek ve teknik liselerine girecek fazla öğrenci bulunamıyor. Gelen öğrencilerin de kalitesi oldukça düşmüş durumda. Bu yüzden teknik öğretmene duyulan ihtiyaç ta eskiye nazaran çok önemli ölçüde azalmış vaziyette.. Teknik Eğitim Fakültelerinde onbinlerce teknik öğretmen mezun olmasına karşın, Milli Eğitim Bakanlığı 4,000′den daha az miktarda teknik öğretmene kadro açabiliyor. Bu yüzden YÖK’ün aldığı bu kararla öğretmen olamazsa piyasada daha kolay istihdam edilebilsin diye Teknik Eğitim Fakültelerinin adı Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri olarak değişiyor.

Meslek Liselerinden Uygulama Mühendisliğine

Meslek Liseleri 'Uygulama Mühendisi'olacaklarMesleki eğitimi özendirmek için çalışma yapan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), meslek liselilerin sınavsız geçiş yaptığı meslek yüksekokullarının (MYO) Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi olarak değiştirildikten sonraki mezunlarına mühendislik diploması verecek. Mühendislik diploması verecek olan MYO'lar, 4 yıllık lisans programı içeren, öncelikle “Teknoloji Fakültesi” statüsüne kavuşturulacak.

ÖZCAN: CAZİBESİ ARTACAK

Türkiye'nin geleceğinin yüksek okullarda olduğunu düşündüklerini söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, “10 yıldır terk ettiğimiz yüksek okulları, teknoloji fakülteleri haline getirip mühendislik payesi vererek uygulamalı mühendislik sınıfına aktarmak isti-yoruz. Bunu da yaparsak yüksek okulların cazibesi kat kat artacaktır” açıklaması yaptı.

UYGULAMA MÜHENDİSİ OLACAKLAR

Elektrik Teknolojisi, Elektronik ve Bilgisayar Teknolojisi, Makine Teknolojisi, Mekatronik Teknolojisi, İnşaat Teknolojisi, Tekstil Teknolojisi bölümleri açılacak olan 'Teknoloji Fakülteleri'ne ihtiyaç oranında yeni bölümler de açılacak.

Alanında hizmet veya üretimle ilgili proje yapma, planlama, yönetme, uygulama ve kontrol, ürün geliştirme, test, kalite yönetimi, servis ve imalat konularında imza yetki ve sorumluluğuna sahip olacak 'Teknoloji Fakülteleri'nin mezunlarına diploma ile alanlarıyla ilgili “Uygulama Mühendisi” unvanı verilecek. Uygulama mühendisleri gelişmiş ülkelerdeki gibi, teori ağırlıklı mühendislik yerine, mevcut mühendislik fakültesi mezunlarını tamamlayıcı, uygulama ağırlıklı mühendislik eğitimi alacak.

DIŞARIDA İŞ BULABİLECEKLER

Akredite edilmiş programlardan mezun olanlar, dünyanın her yanında iş bulma ve mesleğini geliştirme olanağına sahip olacak. Bu dönüşüm aynı zamanda "Uluslararası Kalite Standartları"nı karşılayacak yapıyı da beraberinde getirecek.

Uluslararası endüstrinin tercih ettiği teknik eleman tipi yetiştirilerek, mesleki ve teknik orta öğretime ve dolayısıyla 'Teknoloji Fakülteleri'ne daha başarılı öğrencilerin çekilmesi hedefleniyor. Böylece hem orta öğretimde hem de yüksek öğretim aşamasında kalite yükselecek ve aynı zamanda genel liselere olan yöneliş de azalmış olacak.


Katsayı tartışmaları yeni bir boyut kazanacak

YÖK'ün meslek yüksek okulları için getireceği yenilik en çok meslek liselerinde okuyan öğrencileri ilgilendiriyor. Meslek liselerinde okuyan öğrenci sayısı bu yıl toplamda 1 milyon 264 bin 870 oldu. Meslek liseliler sınavsız geçtikleri Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesinden mühendislik diploması alma hakkına kavuşunca halen yüzde 35'lerde olan mesleki eğitim oranının yüzde 60'lara kadar çıkartılması hedefleniyor. Bu hedefin gerçekleşmesi durumunda meslek liselilerin yaşadığı katsayı mağduriyeti bir ölçüde aşılmış olacak. Böylece meslek liseleri ve katsayı ile ilgili tartışmaların boyutu da değişecek. YÖK'ün henüz üzerinde çalıştığı projenin getireceği yenilikle yıllardır iş garantisi sağlayamadığı gerekçesiyle ilginin azaldığı yüksekokullarda da ciddi bir canlanmanın yaşanması bekleniyor.

Teknolojist

Teknolojist, Uygulama Mühendisleri için kullanılan diğer alternatif bir ünvandır. Uygulama Mühendisliği bölümü İngilizcedeki Engineering Technology yani Mühendislik Teknolojisi karşılığı olarak kullanılmaktadır. Teknolojist ve Uygulama Mühendisliği konusunda ayrıntılı bilgi için yararlanabileceğiniz diğer yazılar aşağıdadır.

Uygulama Mühendisi Çalışma Alanları

Uygulama mühendislerinin çalışma alanları uygulama mühendisliğinin konusuna göre değişmektedir. Örneğin Makine Mühendisliği Teknolojisti ya da Makine Uygulama Mühendisliği Makine Mühendisliği alanındaki işlerde çalışabilir. Elektronik Uygulama Mühendisi ise Elektronik Mühendisliğinin uygulama alanında çalışabilir.

Uygulama Mühendisi ilk işe başladığında Ürün Tasarımı, Ürün Test, Ürün Geliştirme, Sistem Mühendisliği, Alan Mühendisliği (veya Saha Mühendisliği), teknik operasyonlar ve kalite kontrol gibi işler Uygulama Mühendisliği mezunlarının yaptığı işlerdir. Pek çok gelişmiş ülkede Mühendis ünvanı, sadece mühendislik fakültesinden mezun olanlara verilmeyip bir mühendislik işinde uzun yıllar çalışıp deneyim kazananlar için de kullanılmaktadır.

Mühendislik ve Mühendislik Teknolojisi Arasındaki Farklar

Amerika'daki Mühendislik ve Teknoloji Akreditasyon Kurumu ABET (Accreditation Board for Engineering and Technology) Mühendislik ve Mühendislik Teknolojisi arasındaki farkı şöyle tanımlamakta:
"Mühendislik ve Teknoloji birbirinden ayrı fakat birbiriyle ilişkili iki ayrı meslektir. Bu iki mesleğin arasındaki farklar şöyledir.
1. Mühendislik Lisans programları Teknoloji Mühendisliği programlarına göre daha fazla ve daha yüksek seviyede matematik içerirler.
2. Mühendislik programları teori üzerine odaklanırken mühendislik teknolojisi programları uygulama üzerine odaklanırlar.
3. İşe başladıklarında, mühendisler zamanlarının çoğunda planlama ile meşgul olurken mühendislik teknolojisi mezunlarının zamanı planların uygulaması şeklinde olur.
4. ABET Akreditasyon içinde mühendislik ve mühendislik teknolojisi programları farklı kriterler doğrultusunda farklı birimler tarafından değerlendirilip akredite edilir.
5. Mühendislik programlarından mezunlar mühendis olarak adlandırılırken teknoloji programlarından mezun olanlar teknolojist, uygulama mühendisi, veya teknoloji mühendisi olarak adlandırılırlar.
6. ABD'deki bazı eyaletlerde mühendislik kuruluşları (bizdeki Mühendis ve Mimarlar Odası gibi) sadece normal mühendislik programları mezunlarına lisanslı mühendislik payesi vermektedir. (Bizdeki Mimar Mühendis Odaları Birliğinde olduğu gibi)

ABD'deki Ulusal Profesyonel Mühendisler Birliği mühendislik ve mühendislik teknolojisi arasındaki farkı aşağıdaki şekilde özetlemektedir.

"Mühendislik ve Mühendislik Teknolojisi arasındaki farkların ana nedeni eğitim programlarındaki müfredat farklılıklarından kaynaklanmaktadır. Mühendislik programları analitik yeteneklerin geliştirilmesi esasına dayanmakta olup mühendislik temelleri ve tasarımı konusundaki bir dizi kursa sahiptir. Bu kurslarda karmaşık matematik ve bilim temelleri esas alınmaktadır. Mühendislik teknolojisi programları uygulamaya dönük olup öğrencilere giriş seviyesinde matematik ve bilim kursları verilmektedir. Mühendislik temelleri konusunda ise sadece niteliksel (qualitative) seviyede bilgi verilmektedir. Bu yüzden mühendislik programları mezunlarına tasarımcı olarak iş yapabilecekleri bir bilgi ve yetenek kümesiyle donatmaktadır. Mühendislik teknolojisi programları ise mezunlarını diğerlerinin tasarladıklarını uygulama konusunda yeteneklerle donatmaktadır.

Mühendislik Teknolojisi mezunları Türkiye'de Uygulama Mühendisi olarak adlandırılmaktadır.

Teknoloji Fakülteleri

Teknoloji Fakülteleri

Teknoloji Fakülteleri mi yoksa Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri mi? Artık bu iki kavramı çokça duyacağa benziyor.

Basını epeyce meşgul eden bir haber var bugünlerde. Sanırız basının yanlış ya da eksik anlaması söz konusu olduğundan, Meslek Yüksek Okulları 4 yıla çıkıyor başlığıyla heryerde duyuruluyor. Peki işin aslı nedir? İşin aslı şu: YÖK’ün aldığı kararla, Meslek ve Teknik Liselerine teknik öğretmen yetiştiren Teknik Eğitim Fakültelerinin çoğunun adı değiştiriliyor. Eğer Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri açılıyor derseniz, çoğu Teknik Eğitim Fakülteleri kapanıyor ve Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi adıyla aynı yerde yeni fakülteler açılıyor. Yani yeni öğrenci alma kapasitesi pek ortaya konmuyor aslında. Bu fakültelerde pedagojik formasyon da büyük ihtimal seçimli olacağından veya müfredatta yer almayacağından mezunlarının öğretmen olma konusunda da sıkıntıya düşeceğini söylemek yanlış olmaz.

Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri

Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri veya Teknoloji Fakülteleri

Basını epeyce meşgul eden bir haber var bugünlerde. Sanırız basının yanlış ya da eksik anlaması söz konusu olduğundan, Meslek Yüksek Okulları 4 yıla çıkıyor başlığıyla heryerde duyuruluyor. Peki işin aslı nedir? İşin aslı şu: YÖK’ün aldığı kararla, Meslek ve Teknik Liselerine teknik öğretmen yetiştiren Teknik Eğitim Fakültelerinin çoğunun adı değiştiriliyor. Eğer Uygulamalı Teknik Bilimler Fakülteleri açılıyor derseniz, çoğu Teknik Eğitim Fakülteleri kapanıyor ve Uygulamalı Teknik Bilimler Fakültesi adıyla aynı yerde yeni fakülteler açılıyor. Yani yeni öğrenci alma kapasitesi pek ortaya konmuyor aslında. Bu fakültelerde pedagojik formasyon da büyük ihtimal seçimli olacağından veya müfredatta yer almayacağından mezunlarının öğretmen olma konusunda da sıkıntıya düşeceğini söylemek yanlış olmaz.